İçeriğe geç

Arabuluculuk

1

İhtiyari Arabuluculuk

Arabuluculuk kural olarak ihtiyari bir süreçtir. Her ne kadar ülkemizde arabuluculuk uygulaması işçi-işveren uyuşmazlıkları, ticari uyuşmazlıklar, tüketici uyuşmazlıkları, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar dava şartı kapsamında ise de arabuluculuk tarafların iradesini ön plana çıkaran, gönüllü olarak yürütülen ve tarafların ürettiği çözümler ışığında sonuçlanan bir süreçtir.

Bu bağlamda, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde ihtiyari arabuluculuk hizmeti sunmaktayız.

2

İşçi – İşveren Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

Ülkemizde dava şartı arabuluculuk uygulaması ilk olarak iş hukuku alanında uygulanmıştır. 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 1.1.2018 tarihinden itibaren iş uyuşmazlıkları açısından dava şartı arabuluculuk öngörülmüştür. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na (HUAK) göre tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişlidir. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Görüldüğü üzere tüm iş uyuşmazlıkları dava şartı kapsamında değildir. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri dava şartı kapsamında değildir. Ancak bu uyuşmazlıklar için ihtiyari arabuluculuk yoluna gidilebilmektedir. Sosyal güvenlik hukukuna ilişkin olup kamu hukuku karakteri taşıyan uyuşmazlıklar ise arabuluculuğa elverişli değildir.

3

Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 5/A maddesi uyarınca TTK madde 4’te ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı haline getirilmiştir.

Ticari uyuşmazlıklar genel olarak arabuluculuğa elverişli alanlardır. Kıymetli evraklardan, rekabet yasağı ihlalinden, inşaat sözleşmelerinden, bankacılık ve finans uyuşmazlıklarından ve sigorta uyuşmazlıklarından kaynaklanan uyuşmazlıklar ticari niteliktedir ve arabuluculuğa elverişlidir. Özellikle ticari hayatta zamanın önemi dikkate alındığında dava şartı olsun ya da olmasın ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğa yönelmek taraflar için avantaj taşımaktadır.

4

Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73/A maddesi uyarınca, istisnai bazı durumlar hariç, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.  

Bankacılık sözleşmeleri, ayıplı mal ve hizmet davaları, sigorta sözleşmeleri gibi birçok uyuşmazlık tüketici uyuşmazlıkları içerisine girmektedir ve arabuluculuğa elverişlidir. Tüketici ilişkisi olduğu durumlarda taraflar uyuşmazlığın hızlı, ekonomik ve etkili bir şekilde çözülmesini istiyorsa tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk yoluna başvurulması iyi bir seçenektir. Tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk, diğer alanlarda olduğu gibi, taraflar arasında adil, dengeli ve tatmin edici bir çözüm bulma sürecini kolaylaştırır.